Türkiye ve Rusya arasında 10 maddelik Suriye mutabakatı

ORTADOĞU NEWS - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'nin kuzeyindeki durumun ana gündem maddesi olduğu görüşme için Soçi'de bir araya geldi. Erdoğan'ın "Bu görüşme Barış Pınarı Harekatı'na ciddi fırsat sağlayacak" dediği görüşme 6 saat sürdü. Putin ile Erdoğan'ın bugünkü görüşmesi, Kürt güçlerin, Türkiye'nin Suriye sınırları içerisinde kendi denetiminde olmasını istediği 'güvenli bölgeden' çekilmeleri için belirlenen sürenin dolacağı güne denk geliyor. Suriye'nin kuzeyindeki Kürt güçlerin 120 saat içerisinde sınırın 32 kilometre güneyine geri çekilmesini içeren bu anlaşmaya, Türkiye ile ABD varmıştı.

EN UZUN GÖRÜŞME

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz 2016'da düzenlenen darbe girişiminden bu yana geçen yaklaşık 39 aylık süre içerisinde 24 kez yüz yüze; 45 defa da telefonda olmak üzere toplam 69 kere görüştü. İki liderin bugünden önceki en uzun görüşmesi 10 Mart 2017'de gerçekleştirdi. Ağırlıklı olarak ekonomi alanındaki iş birliği konusunun ele alındığı toplantı, 2 saat 40 dakika sürdü.

Putin ile Erdoğan baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak açıklama için kamera karşısına geçti. İlk açıklamayı yapan Putin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bölgedeki anlaşmazlıkların suni bir şekilde körüklendiğini söyledi. "Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürtler ve Suriye arasında kapsayıcı bir diyalog başlatılması gerekiyor" diyen Putin, Anayasa Komitesi'nin 29 Ekim'de ilk toplantısını yapacağını kaydetti. Putin ayrıca, uluslararası toplumun göçmenlerin dönüşünü desteklemesi gerektiğini söyledi.

Putin şunları kaydetti: "Çok uluslu Suriye halkının parçası olan Kürtlerin hakları ancak böyle savunulabilir. Sayın cumhurbaşkanı ile Suriye'de siyasi sürecin ilerlemesi için atacağımız adımları konuştuk. Astana garantör ülkeleri anayasa komitesinin kurulması için uzun süre çalıştılar, sahadaki durumun komitenin kurulmasını engellememesi takdirindeyiz. Suriyeli göçmenlerin olabildiğince hızlı bir şekilde ülkelerine dönmeleri gerekiyor. Suriyelileri kabul eden ülkelerin taşıdıkları yük böylece bir hayli hafifleyecektir. Herhangi bir ayrımcılık ve siyasallaştırma ileriye sürmeden diğer ülkeler destek sağlamalı. İkili işbirliğimizi de ele almış bulunuyoruz. Ticaret hacmimizin arttığını gözlemliyoruz. Ulusal paralarla ödemeleri öngören bir anlaşma imzalandı ekimin başında. Sadece Rus Rublesi ve Türk Lirası'nın ticarette kullanılması değil Rus Mil Kartı'nın da Türkiye'yle ticarette kullanılması sağlanacak. Turistik ve çeşitli sektörlerde iş birliğimizden de bahsettik. Askeri teknik alanda işbirliği de gelişiyor. Şu konuda memnuniyetimi dile getirmek istiyorum, uzun bir çalışmadan sonra belli bir karar alındı, dışişleri bakanlarımız bu kararları anlatacaklar. Bu karar bir dönüm niteliğine sahip."

Putin'in ardından sözü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aldı. Erdoğan görüşmenin odağında Suriye'deki gelişmelerin bulunduğunu söyledi ancak bunun yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini de ele aldıklarını kaydetti.

Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve TürkAkım projelerinde iş birliğinin sürdüğünü kaydetti ve S-400'ün belirlenen çerçeveler içerisinde teslimatının sürdüğünü ifade etti.

Savunma sanayi alanında çok ciddi adımlar attıklarını belirten Erdoğan, "Suriye'de barışın ve istikrarın tesisi için gerek ikili düzeyde gerek Astana formatı kapsamında çok ciddi çaba harcıyoruz. Suriye Muhtırası dahil pek çok önemli karara imza attık" hatırlatmasında bulundu.

"İdlib'de nisbi bir sükunetin tesis edildiğini, saldırılarda bir azalma yaşandığını görmek memnuniyet vericidir" diyen Erdoğan, "Bundan sonraki gayemiz istikrar ortamını kalıcı hale getirmektir" diye konuştu.

"Bugün Sayın Başkan'la görüşmemizde Barış Pınarı Harekatı'ndaki son gelişmeleri ele aldık" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Harekatın ana gayesi bölgeden PKK/YPG terör örgütünü çıkarıp Suriyeli sığınmacıların dönüşünü sağlamaktır. Bizim hiçbir zaman ülkenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Şimdiye kadar sahada attığımız tüm adımları hassasiyetle attık. Biz 350 bini Kürt, 3 milyon 650 bin Suriyeli kardeşine son 8 buçuk yıldır kucak açan bir ülkeyiz. Artık bu kardeşlerimizin vatan hasretini dindirecek adımları atmamız gerekiyor. Bir diğer hedef işte bunu temin etmektir. Harekatla güvenli hale getirebileceğimiz alana öncelikli 1 milyon Suriyelinin yerleşeceğini umuyoruz. İnşallah uluslararası toplumun katkı ve desteğiyle bu planı hayata geçireceğiz. Bugün Sayın Putin'le terörle mücadele, Suriye'de toprak bütünlüğü konusunda tarihi bir mutabakata imza attık. Türkiye ve Rusya Suriye Topraklarında ayrılıkçı hiçbir oluşuma izin vermeyecektir. 150 saat içinde YPG silahları sınır dışına çıkarılacak. 150 saatin sonunda Barış Pınarı Harekatı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinliğinde Türk Rus devriyeleri başlayacaktır. Tel Fırat ve Münbiç'teki tüm YPG'li teröristler bu bölgenin dışına çıkarılacaktır. Muhtıranın gözetimi için ortak bir mekanizma kurulacaktır. Türkiye ve Rusya Suriye krizinin siyasi çözüme kavuşması için çabalarını sürdürecektir."

MUTABIK KALINAN MADDELER

Liderlerin açıklamalarının ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu, iki ülke arasında mutabık kalınan maddeleri açıkladı:

1. Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.

2. Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.

3. Bu çerçevede, Tel Abyad ve Ras Al Ayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.

4. Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

5. 23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.

6. Münbiç ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.

7. Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır.

8. Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.

9. Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.

10. Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.