2009 İstanbul sel felaketi için kim ne demişti?

ORTADOĞU NEWS - İstanbul’da dün sağanak yağmur sonrası meydana gelen sel felaketi, akıllara 2009 yılında yaşanan felaketi getirdi. 9 Eylül 2009 tarihinde yaşanan en büyük sel felaketinde, yollarda araçlar tamamen sulara gömülmüş, çok sayıda kişi boğularak hayatını kaybetmişti. Afet boyutundaki aşırı yağmur nedeniyle birçok dere taşmıştı. Metrekareye 90 kilogram yağışın düştüğü sel felaketinde İkitelli, Halkalı, Çatalca ve Silivri’de resmi açıklamalara göre 31 kişi yaşamını yitirmişti. Birçok vatandaş da araçlarında, evlerinde ve iş yerlerinde mahsur kalmıştı. Çok sayıda ev ve iş yeri sular altında kalmış, Silivri'de araçlar denize sürüklenmişti.


Aradan 10 yıl geçtikten sonra İstanbul’da yeniden meydana gelen sel felaketi, manzaranın değişmediğini gözler önüne serdi. Peki 2009 yılında dönemin yetkilileri ne demişti? Ortadoğu News 2009 yılında İstanbul’daki sel felaketinin ardından yetkililerin açıklamalarını değerlendirdi:

ERDOĞAN: DERENİN İNTİKAMI AĞIR OLUR


Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan: “Ne kadar çalışırsanız çalışın, bu büyük bir felaket. Bunun sonucunu en aza indirmekte mümkün. Biz üzerimize düşenleri yapacağız, yapıyoruz da. Dere yataklarında imara izin vermeyeceğiz. Biz buralara binalar yaparsak, dere yatağında bu yapıları yaygınlaşırsak, derenin intikamı ağır olur. Süratle yüzyılın en büyük felaketi olan bu olaydan sonra atacağımız adımlar var.”


EROĞLU: ALINACAK ÖNLEM YOKTUR


Dönemin Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu: “Bu hakikaten bir tufan belirtisidir. Buna ne Türkiye'de, ne Amerika'da, ne de hiç bir yerde alınacak önlem yoktur. Biz sorunlara köklü çözüm bulmaktan yanayız, ama bu konuda mali idarelerin de elini taşının altına koyması gerekir böylece sorun çözülür'.'


TOPBAŞ: SORUMLU İNSANOĞLU


Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş: “Maalesef Türkiye’de acılar üzerinden bile siyaset yapanlar var. Maalesef bugün de özellikle gezegenimizi çok kötü kullanıyoruz. Teknolojik kıyametten bahsedilmekte. Bu bazen ABD’yi, bazen Avrupa’yı vurmakta. Son 80 yılın en büyük yağışının İstanbul’a düşmesi karşısında insanın yapacağı bir şey kalmıyor. Bunlar olağanüstü bir hal. Doğal afetlerin etkisini dünyanın birçok yerinde görmekteyiz. Bununla ilgili ısrarla durdum. Çevreye ve doğaya saygılı olmak zorundayız.”


BAYKAL: BUNA GÖZ YUMANLAR ‘TAKDİRİ İLAHİ’ DİYOR


Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Baykal: İç kanatan manzara. Bu bir belediyecilik, kentleşme, imar rezaletidir. 16 yıldır burayı sen yönetiyorsun, senin kadroların yönetiyor. Buna göz yumanlar ‘Takdiri ilahi’ diyor. Elbette takdiri ilahi ama belediye, hükümet niye var?  Böyle bir dere yatağına trilyonlarca lirayı gözden çıkararak TIR parkı ruhsatı izni verilmesi hatası var. Senin onayınla olmuş, sen yaptırmışsın. Çıkmışlar kimisi diyor ki dünyada küresel ısınma var, karbon gazı, azot bilmem neyi oldu. Böyle bir olay yaşayan ülke var mı? Bize hikâye anlatıyorlar. Sen bırak bu ukalalıkları gel burada rapor ver.”


TMMOB: SORUMLUSU MERKEZİ VE YEREL YÖNETİMLERDİR


Sel felaketi ile ilgili TMMOB açıklaması: “Her ne kadar Başbakan tarafından ‘izahı adeta mümkün olmayan büyük felâket’ olarak tanımlansa da açıkça belirtmeliyiz ki bu felâket kaçınılmaz, zorunlu, önce katlanılması, ardından yaraların sarılması gereken bir felâket değildir. Ülkemizde çoktan beridir, hemen tüm doğa olayları önce afete, afetler de hemen felâkete dönüşmektedir.  Her bir doğa olayının afete ve felâkete dönüşmesinin nedeni ve sorumlusu merkezi ve yerel yönetimlerdir.  Kentler, üretilen rantların, genel olarak her türlü sermayenin ve iktidar yandaşlarının talanına sunulduğu bir yağma alanı olarak görüldüğü sürece bu durum değişmeyecektir. AKOM, Valilik ve yerel yönetim yetkilileri, insanların canını kurtarmayı bir yana bırakıp, afetin etkilerini en aza indirecek koordinasyonu sağlamak yerine siyasi eleştirilere cevap vermeyi görev bilmişlerdir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.