Diyarbakır'da 1 Eylül Etkinlikleri

ORTADOĞU NEWS - Açıklamayı platform adına platformun dönem sözcüsü Doğan Hatun okudu. Konuşmasında savaşın yıkıcı etkilerine ve sürekli yoksul kesimi etkilediğine değinen hatun şunları aktardı; "İnsanlık tarihinin en büyük yıkımlarından biri olan 2. Dünya Savaşı’nın başlangıcı olan 1 Eylül 1939’un 81. Yılında, aynı acılar bir daha yaşanmasın diye, savaşlar dursun diye, silahlar sussun diye bir kez daha Dünya Barış Gününü kutluyoruz. Yaşanan onca yıkım ve vahşete rağmen, dünya üzerindeki savaş, çatışma ve şiddet bir türlü son bulmuyor. Sınırsız bir sömürü arzusuyla işleyen küresel kapitalist düzen, dünya halklarını birbirine kırdırmaya, kan dökmeye, çatışmaları kışkırtmaya devam ediyor. Başta Ortadoğu ve Afrika olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde emperyalist güçlerin körüklediği savaşlar ve iç çatışmalar yaşanıyor. Yaşanan çatışmalar, patlayan bombalar nedeniyle her gün yüzlerce insan ölüyor, binlercesi yaralanıyor. Milyonlarca insan yaşadıkları topraklardan göç etmek zorunda kalıyor. Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere çatışmalar nedeniyle yurtlarını terk etmek zorunda kalanlar, gittikleri her yerde dışlanma ve ötekileştirilmeye karşı yeni bir savaşın içine giriyor. Dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşanan savaşın yarattığı şiddet ve düşmanlık, dünyanın her yerini savaş alanı, dünyada yaşayan herkesi savaşın hedefi haline getiriyor. Sonucu ne olursa olsun kazananı daima emperyalist odaklar, kaybedeni ise yoksul bölge halkları olan bu savaşlardan artık bıktık ve yorulduk. Barışa ve kardeşliğe olan özlemimiz ve ihtiyacımız her geçen gün katlanarak büyüyor. Türkiye’de yaşayan bizler, savaş ve çatışmaların uzun yıllardan beri devam ettiği bir coğrafyanın parçasıyız. Uzun yıllar boyunca bölgemizde yaşanan çatışmalarda köy boşaltmaları, yargısız infazlar, gözaltına alınıp akıbetini öğrenemediğimiz insanlara  yakın tanıklık yaptık. Bu ülke halklarının barış ve kardeşliğe olan ihtiyacına rağmen, ülkemiz her geçen gün daha fazla savaşın ve şiddetin parçası olmaya devam ediyor. Bu coğrafyada Barış anneleri ve cumartesi anneleri daha da kayıp çocuklarını aramaya devam ediyor. Bu ülkenin işçilerin, kamu emekçileri, hekimleri, mühendisleri, mimarları, şehir plancıları olarak bizler, komşularıyla barış ve dostluk içinde yaşayan bir ülke istiyoruz. Sınırları içinde yaşayan farklı inançların, kültürlerin, kimliklerin barış içinde kardeşçe yaşayabildiği bir ülke istiyoruz.Hayatın her alanında artık savaş ve karşıtlaştıran dilden vazgeçilmesini istiyoruz. Barışın ve kardeşliğin egemen olduğu bir Türkiye ve Dünya istiyoruz. Bedeli ne olursa olsun, dün olduğu gibi bundan sonra da barıştan yana tavır almaya, barış mücadelesinin sesi olmaya devam edeceğiz."

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilciliği, Diyarbakır Barosu, Hak İnsiyatifi Derneği Diyarbakır Temsilciliği ve Diyarbakır Tabip Odası adına da İHD Diyarbakır Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun açıklama yaptı. Zeytun'da konuşmasında şu ifadeler yer verdi. "Birinci Dünya savaşının üzerinden 81 yıl geçti ama Dünyamızdaki savaşlar silahlı, ekonomik, kültürel, dinsel ve dijital saldırı biçimleriyle hala devam etmekte ve insanlık ağır bedeller ödemekle karşı karşıya bırakılmaktadır. Savaşların, toplumsal yaşamı derinden etkileyen ve onarılması güç tahribatlara yol açtığı bilinen bir gerçeklik olmasına karşın, günümüzde hala sorunlar çatışma araçları kullanılarak çözülmeye çalışılmaktadır. Savaşların etkisiyle ortaya çıkan tablo yaşanılır bir dünya olmadığı gibi, kutsal yaşama hakkı ağır tehditler altında bırakılmakta ve insan hakları ihlalleri gerçekleşmektedir. Dünyanın herhangi bir yerinde batan bir teknede onlarca mültecinin yaşamını yitirişine tanıklık edebildiğimiz gibi, yine dünyanın herhangi bir yerinde sorgu merkezlerinde veya sokak ortasında öldürülesiye işkence gören insanların yaşadığı mağduriyetleri öğrenebilmekteyiz. Savaş ve çatışma ortamı nedeniyle veya doğrudan bağlantılı, daha pek çok kategorik konularda insan hakları ihlalleri gerçekleşmektedir. Sonuç olarak diyoruz ki; Barış hakkı, insan hakkıdır! İnsanlar, çatışma ve gözyaşının olmadığı bir toplumda, refah ve mutluluk içinde yaşama hakkında sahiptir. Dünyadaki tüm savaşların ve savaşlar aracılığıyla küresel sorunlara dönüşen ırkçılık, ayrımcılık ve nefret gibi insan hakları sorunlarının, devletler ve uluslararası devlet organizasyonları tarafından sonlandırılması çabası içerisinde olması kaçınılmaz bir insani ve vicdani yükümlülüktür! Her insanın, hiçbir ayrıma tabi tutulmadan eşit haklara sahip olduğu, herkesin diğerinin haklarına saygı gösterdiği, kadın ve erkeğin toplumsal ve bireysel açıdan eşit haklara sahip olduğu, doğa ve doğadaki diğer canlılarla uyumlu bir yaşam kurmak mümkün! İnsanların eşit, adil, özgür, onurlu bir yaşam sürdüğü bir dünyayı hep birlikte yaratabiliriz. Buna olan inancımızı sürdürüyoruz. Böyle bir yaşam, insanlığın en kıymetli eseri olacaktır. Bizler, savaşların insanlığı bitirmesine izin veremeyiz. Barış haktır, insanlık adına barışı savunmaya devam edeceğiz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.