Hükümete sığınmacılar için çağrı

ORTADOĞU NEWS – ‘Sınır dışıların iki haftası’ başlığıyla yayınlanan raporda. İstanbul Valiliği’nin 22 Temmuz 2019 tarihli açıklamasında, İstanbul’da bulunan ama kaydı başka şehirlerde olan veya kaydı olmayan Suriyelilere şehri terk etmeleri için 20 Ağustos’a kadar zaman verildiğini duyurduğu vurgulanarak, “Bu tarihin verilmesine rağmen kolluk güçlerinin 20 Ağustos’u beklemeden İstanbul’da kayıtlı olmayan Suriyelileri alıkoyduğuna dair birçok tanıklık mevcut.

Bu durum bizi 20 Ağustos sonrası olabilecekler hakkında endişelendiriyor. Bu uygulamalar, İstanbul’da yaşayan Suriyelileri evden çıkmaya korkar hale getirmiştir. Birlikte, güvenli bir bugün ve gelecek sürdürebilmemiz için göçmenlerin ve yerel halkın kutuplaşmasına ve genel panik ortamına sebep olan kimlik kontrolü, alıkoyma ve kötü muamele uygulamaları sonlandırılmalıdır. İnsanlar çatışmaların devam ettiği ve her gün gelen haberlerden hala savaş bölgesi olduğu açıkça bilinen Suriye’ye geri gönderilmemelidir” denildi.


Yapılan uygulamaların Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu gibi insanlık dışı olduğuna dikkat çekilen raporda şu görüşlere yer verildi;” Bu raporda sadece kısıtlı sayıda örneğini görebileceğiniz çok sayıdaki sınır dışı, zorla gönüllü geri dönüş belgesi imzalatma ve kolluk kuvvetleri tarafından kötü muameleye maruz bırakılma uygulamaları artık herkesçe bilinir bir hal almışken, Valilik ve İl Göç İdaresi, tüm bu hak ihlallerini inkâr etmekte ve hiç kimsenin sınır dışı edilmediğini iddia etmektedir.

Yalnızca Bab al Hawa sınır kapısının kendi açıkladığı resmi istatistiklere göre, Temmuz 2019’da 6160 Suriyeli bu sınır kapısından sınır dışı edilmiştir, bu rakam Haziran 2019’da ise 4370 olarak kaydedilmiştir. Bu rakamların sadece bir sınır kapısına ilişkin veri içerdiği göz önüne alındığında, tablonun yansıtılandan çok farklı olduğu açıkça görülmektedir.  Sadece Suriye Dernekleri Platformu bu ay içinde kendilerine sınır dışı edilmiş 3000 kişinin başvurduğunu bildirirken, İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu ise kendilerine iletilen sınır dışı vakalarının Haziran 2019 ayına oranla yaklaşık 3,5 kat artış gösterdiğini açıklamıştır. “


Raporun son bölümünde ise hükümete bazı öneriler sunuldu. Öneriler şöyle;


”-Kolluk kuvvetlerinin, göçmenlere yönelik, ev baskınları, kimlik kontrolü, alıkoyma, zorla “Gönüllü Geri Dönüş Belgesi” imzalatma uygulamaları ve kötü muamele sonlandırılmalıdır.
-Göçmenleri kriminalize eden, suçlayıcı, damgalayıcı ve ötekileştirici her türlü söylem ve uygulamaya son verilmelidir.
-Sınır dışı edilenlerin hızla Türkiye’ye tekrar yasal yollardan girişleri sağlanmalıdır.
-Göçmenlere seçtikleri şehirlerde kayıt yaptırma hakkı ve koşulsuz seyahat özgürlüğü sağlanmalıdır.

-Farklı illerde ikamet eden aile fertlerinin istedikleri illerde birleşimi sağlanmalıdır.
-İdari gözetim uygulamasına son verilmelidir.
-Geri gönderme merkezlerindeki insan hakları ihlalleri derhal son bulmalıdır, geri gönderme merkezlerinin kapatılması için çalışmalara başlanmalıdır.
-Türkiye, Cenevre Mülteci Sözleşmesi'ne koyduğu sınırlamayı kaldırmalı, zulümden kaçan herkese mültecilik statüsü tanınmalıdır.
-Mültecileri Türkiye’ye hapseden AB-Türkiye arasındaki geri kabul anlaşması iptal edilmelidir. Kimse nedensiz göçmez, bütün sınırlar açılmalıdır. “

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.