Kritik İdlib zirvesinde ateşkes kararı

ORTADOĞU NEWS - Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Esenboğa Havalimanı'ndan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz ve diğer ilgililer uğurladı. Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, MİT Başkanı Hakan Fidan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal da Moskova'ya gitti.

Erdoğan’ı Rus yetkililer karşıladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, Vnukovo-II Havalimanı'nda Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Devlet Protokolü Genel Müdürü İgor Bogdashev, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar ve büyükelçilik yetkilileri karşıladı.

Kritik zirve başladı

Karşılamanın ardından Erdoğan ile Rus lider Putin Suriye’nin İdlib vilayetindeki gerilimi ele almak için başkent Moskova’da bir araya geldi. Putin ile Erdoğan’ın görüşmesi başladı.

Putin: Hayatını kaybeden askerleriniz için taziyelerimi iletiyorum

Basına kapalı görüşme öncesi kısa bir açıklama yapan Rusya lideri Vladimir Putin, öncelikle İdlib'de hayatını kaybeden Türk askerleri için taziyelerini iletti. "Suriye ordusu, saldırıları sonucu ölen Türk askerlerinin o noktada olduklarını bilmiyordu" diyen Putin, şunları söyledi: "Her zaman olduğu gibi yoğun bir gündemimiz var. İdlib'de cereyan eden olaylar yüzünden şahsi görüşmemizi gerektiren gelişmeler oldu. Görüşmemize başlarken Suriye'de hayatlarını yitiren askerler için taziyelerimi ifade etmek istiyorum. Her insanın ölümü bir trajedidir. Telefon görüşmemizde ifade ettiğim gibi hiç kimse, Suriye askerleri de dahil olmak üzere orada Türk askerlerinin olduğunu bilmiyordu. Suriye ordusunun gerçekten ciddi kayıpları var. Bu olayların tekrarlanmaması ve ikincisi bu gibi olayların, her ikimizin de önem verdiğimiz Türk-Rus ilişkilerine zarar vermemesi için tüm meseleleri görüşmemize ihtiyaç var. Teşekkür ediyorum.

Putin, "Erdoğan’la bugünkü görüşmelerimiz baş başa gerçekleşecek, daha sonra bizlere heyetlerimiz de katılacak" dedi.

Erdoğan: Alacağımız kararlar bölgeyi rahatlatacaktır

Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Burada alacağımız kararlar bölgeyi de ülkemizi de rahatlatacaktır" dedi. Erdoğan "Öncelikle kabulünüz için teşekkür ediyorum. Malum bu görüşmeyi Türkiye’de yapacaktık. Sizin buradaki anayasa çalışmalarıyla ilgili gelişmeler sebebiyle bu davetimizi burada gerçekleştiriyoruz. Tabi İdlib müzakereleri sebebiyle bir araya gelişimiz büyük önem arz ediyor. Bölgede sıkıntı büyük. Bugün burada atacağımız adım, alacağımız isabetli kararlar, bölgeyi de ülkelerimizi de rahatlatacaktır. Türkiye-Rusya ilişkilerinin tavan yaptığı bir dönemi yaşıyoruz. Gerek savunma sanayiinde, gerek ticari ilişkilerimizde çok farklı bir dönemin içindeyiz. Bunları çok daha ileri taşımamızın hesaplarını yapıyoruz. Ve bunları tabi güçlendirerek götürmek de bizim en büyük amacımız. Ve bunu da başaracağımıza inanıyorum. Tekrar bu kabul için teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

Açıklama yapılıyor

Zirve 5 saat 40 dakika sürdü. Görüşmenin ardından liderler açıklama yapıyor.

Putin:

Bu yıl içerisinde üçüncüsü olan görüşmemizi gerçekleştirdik. Suriye'nin idlib bölgesindeki hassas durumu ele aldık. Yılbaşından itibaren orada faaliyet gösteren terör unsurları faaliyetlerini artırmışlardır. Yılbaşından itibaren Hmeymim üssüne yönelik saldırı sayısı 15 olarak kaydedildi ve her seferinde Türk meslektaşlarımıza bilgi vermekten kaçınmadık.

Görüş ayrılıkları oluyor ama bugün de uzlaşabildik. Görüşme sonunda ortak bir belge hazırlandı.

Erdoğan:

Öncelikle sayın Putin'e nazik daveti için teşekkür ediyorum. Bölgemizde kritik gelişmelerin cerayan ettiği dönemde Sayın Putin ile yeniden bir araya gelmekten memnuniyet duyuyorum. Suriye'deki durumu ve İdlbi'deki gelişmeleri ele aldık. Yaklaşık 6 saat süren bir görüşme yaptık. Farklı görüşte olduğumuz tüm konuları ayrıntılarıyla görüştük. Türk Rus münasebetinin derin, tarihi kökleri vardır. 5 asrı aşan bu tarih, iki devletin ve halkın karşılıklı etkileşiminin de bir tarihidir. Bu tarihi ortak çıkar temelinde ilerletmek en büyük arzumuzdur. Bu sene üst düzeyli iş birliği konseyin toplantısı için Sayın Putin'i ülkemize bekliyoruz.
-Soçi mutabakatına göre İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi muhafıza edilecek ve statükonun korunması için gerekli tedbirler alınacaktır.. Rejimin doğrudan sivilleri hedef alan saldırıları, İdlib'de tesis ettiğimiz sükuneti bozmuştur. 1. dereceden sorumlu, bölgedeki istikrarı hedef alan rejimdir. Bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın terörist olarak ilan edilip bombardımana maruz bırakılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.

- Gözlem noktaları sahadaki durumu kontrol etmek ve ateşkesi kontrol etmekle yükümlüdür. Rusya'yla tesisi korumak için vardığımız mutabakat nedeniyle sahada çok daha aktif şekilde yer aldık. Bölgede bulunan Rus güçleriyle koordinasyonu sıkı tutmaya özen gösterdik. Rejimin doğrudan askerlerimizi hedef alan saldırı nedeniyle yeni bir statünün oluşturulması kaçınılmaz bir hale gelmiştir.

- Bu gece yarısı itibariyle ateşkes yürürlüğe girecek. Ateşkes sonrası diğer adımları atacağız. Bu süreç içerisinde karşılıklı olarak irtibat halinde olacağız. Suriye krizine bu ülkenin toprak bütünlüğü siyasi temelinde bir çözüm bulunana kadar Türkiye bölgedeki inisiyatiflerine kararlıdır.

Açıklamanın ardından Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov ortak metni okudu.

İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki durumun istikrarlaştırılmasına ilişkin ek protokolü:

Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu, Suriye Arap Cumhuriyeti’ndeki ateşkes rejiminin uygulanmasının garantörleri olarak (bundan sonra taraflar olarak anılacaktır),

Suriye Arap Cumhuriyeti’nde Gerginliği Azaltma Bölgeleri Oluşturulmasına İlişkin 4 Mayıs 2017 tarihli Muhtıra ve İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin 17 Eylül 2018 tarihli Muhtıra’yı hatırda tutarak,

Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini yineleyerek,

Terörizmin tüm tezahürleriyle mücadele ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan tüm grupların ortadan kaldırılması yönündeki kararlılıklarını yinelerken, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini kabul ederek,

Suriye ihtilafının askeri çözümünün olamayacağının ve ihtilafın yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, Birleşmiş Milletler’in kolaylaştırıcılığında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğinin altını çizerek,

İnsani krizin daha da kötüleşmesinin önlenmesinin, sivillerin korunmasının, ihtiyaç sahibi tüm Suriyelilere önkoşulsuz ve ayrım gözetmeksizin koruma ve insani yardım sağlanmasının, keza ülke içinden yerinden edilmelerin önlenmesi ile mültecilerin ve ülke içinde yerinden edilen kişilerin güvenli ve gönüllü olarak Suriye'deki asıl ikamet yerlerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılmasının önemini vurgulayarak,

Aşağıdaki hususlarda mutabık kalmışlardır:

1-İdlip gerginliği azaltma bölgesindeki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart 2020 tarihinde saat 00:01’den itibaren durdurulacaktır.

2-M4 karayolunun kuzeyinde 6 km ve güneyinde 6 km derinliğinde bir güvenli koridor tesis edilecektir. Güvenli koridorun işleyişine dair ayrıntılı esas ve usuller, Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Savunma Bakanlıkları arasında 7 gün içinde kararlaştırılacaktır.

3-Türk-Rus ortak devriyeleri, 15 Mart 2020 tarihinde M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in 2 km batısı) Ain-Al-Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacaktır.

İşbu Protokol, imzalandığı anda yürürlüğe girer.

Türkçe, Rusça ve İngilizce üç örnek olarak ve eşit yasal geçerliliği olacak şekilde 5 Mart 2020 tarihinde Moskova’da imzalanmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.