Sancar ”Demirtaş kararı bu hükümet için bir şanstır”

ORTADOĞU NEWS –  AİHM’in Demirtaş ile ilgili kararını değerlendiren Sancar, Büyük Daire’nin verdiği kararın kesin olduğunu söyledi. Sancar, “Yani AİHS sisteminde başvurulacak bir üst merci daha yoktur. Öte yandan bu karar içtihat niteliğindedir. Yani AİHM’in bu kararı, benzer olaylar gerçekleştiğinde Daireler tarafından dikkate alınmak zorundadır. Dolayısıyla Daireler önünde bizimle ilgili görülebilecek benzer davalarda Büyük Daire’nin kararında belirtilen hususlar tespitler, prensipler ve ihlaller dikkate alınmak zorundadır” dedi

Cumhurbaşkanına yanlış bilgi veriliyor “

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘iç hukuk yolları tüketilmedi’ açıklamasında de değinen Sancar, Erdoğan’ın yanlış bilgilendirildiğini söyledi. Sancar, “Bir defa AİHM Büyük Dairesi buna cevabını ayrıntılı biçimde veriyor. Üstelik bunu Türkiye AYM’sini ve yargı sistemini mahkûm ederek yapıyor. Cumhurbaşkanı’na bu bilgileri kim vermişse ya cahildir ya da kendisini bilerek yanıltıyordur. Şu an sizinle konuştuğumuz her şeyin Cumhurbaşkanı’nın hukuk veya siyasi danışmanları tarafından tamamen biliniyor olması beklenir. Cumhurbaşkanı’nın halkı aldatmaya yönelik açıklamalar yapmak gibi bir niyeti varsa onu bilemem. Fakat iç hukuk yollarının nasıl tüketileceğini, iç hukuk yolları bütünüyle tüketilmeden AİHM’e başvuru yapılabileceğini hukuk fakültesini yeni bitirmiş stajyer avukatlar, AİHS dersini almış herhangi bir hukuk veya siyaset bilimi öğrencisi bilir. Dolayısıyla bunlar boş sözlerdir, üzerinde durmaya pek de gerek yok. Ayrıca bu değerlendirmeyi AİHM bizatihi kendisi yapıyor ve çok doyurucu gerekçeler ortaya koyuyor. Her zaman bu kadar doyurucu gerekçelerle karar verdiğini söyleyemem; ki ben de yıllarca belli kararlarını eleştirdim. Ama bu karardaki gerekçeler boşluk bırakmayacak kadar nettir “ diye konuştu.

“AİHM 6-8 Ekim suçlamalarını geçersiz kıldı”

Demirtaş ve HDP eski MYK üyeleri hakkındaki soruşturmalara Kobani Olaylarının gerekçe gösterildiğine dikkat çeken Sancar, bu suçlamaların AİHM tarafından geçersiz kılındığını söyledi. Sancar şöyle devam etti; “Açıp baktığınızda diyor ki ben bir karar verdim. Siz bu kararı geçersizleştirmek için aynı olgulara dayanarak yeniden başka bir dava varmış gibi yeniden tutuklama kararı verdiniz; bunun benim kararımın etrafından dolanılması olduğunu görmeyeceğimi mi düşünüyorsunuz? Yani açıkça “kimi kandırıyorsunuz?” diyor. Böylece Mahkeme, bunların herhangi birine dayanarak verilecek yeni bir tutuklama kararının geçersiz olacağını peşinen söylemiş oluyor. AİHM kararlarında, uygulamaya dair ne yapılması gerektiğini nadiren belirtir. Yani uygulamayı iç hukuk organlarına, idareye bırakır. Fakat bazı durumlarda, bunu yapmak istemiyor çünkü idareye güvenmiyor. Güvenmediği zamanda da ne yapılması gerektiğini açıkça belirtiyor. Burada da demiş ki “Demirtaş derhal tahliye edilmelidir.” Bu kararın tek uygulanma şekli vardır; bu kararın gereğini yerine getirmek demek, Demirtaş’ı tahliye etmek demektir. Hukuksal olarak tartışılacak bir şey yok.”

“Kararı tanımıyorum diye bir şey olamaz”

Karardan sonra yapılan ‘Kararı tanımıyoruz’ şeklindeki açıklamalara tepki gösteren Sancar, “Eğer devlet bir sözleşmeyi onaylamışsa, bu sözleşmeyle bağlıdır. Uluslararası hukukta imza ve onay, ahde vefadan tutun, başka ilkelere kadar bir devletin şeref ve onurudur. Bu üç şahıs bunu bilmiyor mı? Şayet bilmiyorlarsa durum çok vahim. Biliyorlarsa durum çok çirkin. Neden? Bir devletin, onayladığı bir sözleşmenin ve onun yetkili organlarının kararını tanımamak gibi bir seçeneği yok. Şunu deseler çok daha dürüstçe davranmış olurlar: “Ben bu kararı yerine getirmeyeceğim. Bedeli neyse öderim.” Bu hali halkı kandırmaktır, halkla alay etmektir. Buna kimsenin hakkı yoktur. Eğer gerçekten kabadayılık yapılacaksa, söylenecek söz, “bu karar bizi bağlamaz” değildir. Söylenecek söz, “Bu sözleşmeye tarafım, bu kararını uygulamam gerekir fakat ben bu sözleşmeden ayrılacağım. Avrupa Konseyi’nden çıkacağım. Bu kararı uygulamıyorum. Sonuçları ne olursa olsun göze alıyorum.” Böyle deseydiler, çok daha dürüstçe davranmış olacaklardı” dedi.

“Demirtaş kararı iktidara imdat frenini çekme şansı veriyor”

Kararın uygulanmaması halinde Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden ihracının bile gündeme gelebileceği uyarısı yapan Sancar, kararın Türkiye için bir şans olduğunu savundu. Sancar kararın nasıl şans olduğunu şu cümlelerle açıkladı : ”Doğrusu Demirtaş kararı bu hükümet için, bu iktidar için bir şanstır. Neden? Bize göre Türkiye uçurumun kenarına gelmiş durumda ve imdat frenini çekmek gerekiyor. Normal frenin kurtarabileceği bir mesafede değil Türkiye. Demirtaş kararı iktidara imdat frenini çekme şansı veriyor. Bu şansı değerlendirmesini bekliyoruz tabi ki. Mahkemeleri engellemesinler. Mahkemeleri kontrol ettikleri ayan beyan ortada, illa bir talimat vereceklerse "Demirtaş'ı bırakın" diye talimat versinler.”

AKP'ye çağrı

AKP’ye de çağrı yapan Sancar, “AKP yanına aldığı güçlerle bu patikada 5 yıldır ilerliyor. Bu patikanın sonu ülke için felakettir. Bu patikanın sonunda uçurum vardır. Öyle ufak tefek reformlarla, küçük mesajlarla, uluslararası sistemde belli aktörlerle yürütülecek pazarlıklarla gidişatı değiştirmek mümkün değil. Yapılacak tek şey var: Geri dönün. Eğer iktidarın AKP kanadı ile MHP kanadı uyuşmuyor deniliyorsa, apaçık AKP'ye sesleniyorum: Sizi bu patikada sürükleyen güçlerle birlikte ülkeyi uçuruma götürüyorsunuz. Ufak tefek manevralarla çıkış bulamazsınız. Geri dönün. Çıkın bu patikadan. Ülke de çıksın. Sonrasında demokratik siyasetle yeni bir dönem başlatmak mümkün hale gelir. Böylesi bir yeni dönemi de AKP ile bilmem kimin pazarlığı olarak düşünmemek gerek. Yeni dönem ancak demokrasinin işleyişi ile hukuk devletinin yerleşmesi ile mümkün. Biz de HDP olarak demokratik siyasette üzerimize düşeni yapmaya hazırız” şeklinde konuştu.

“Muhalefet olarak AİHM'in çerçevesi üzerinden yeni dönemin müzakeresini yapalım “

Konuşmasında muhalefete de seslenen Sancar, yeni bir dönem başlatma çağrısı yaptı. Muhalefete AİHM’in Demirtaş kararı üzerinden yeni dönemin müzakeresini yapma çağrısı yapan Sancar şöyle devam etti ; ”Gelin AİHM'in Demirtaş kararında belirlenen çerçeve üzerinden yeni dönemin müzakeresini yapalım. Bu kararı yalnızca Demirtaş'ın tahliyesi meselesi olarak sınırlarsanız yanlış okursunuz. Bu karar 2016'dan beri yürütülen bütün kumpasların çöktüğünü apaçık belgeliyor. Bu karar Avrupa devletlerinin önüne gelecek, Türkiye'nin önüne gelecek. Muhalefete çağrımı tekrarlıyorum; yeni dönemi başlatmak gerekiyor ve bu yeni dönemde HDP temel aktörlerden biridir. Bu yeni dönemi de AİHM'in Demirtaş kararındaki çerçeve üzerinden müzakere edebiliriz. HDP olarak biz hazırız. Muhalefetin de bu konuda cesur davranması gerekiyor. Açık söyleyeyim, iktidar için oyun bitti diyoruz ya; game over. Bence hepimiz için oyun bitti, -mış gibi yapmayalım. Artık gölge boksu yapmayı, iktidarın bazı konularda gölgesinde yürüyerek bu ülkeyi felakete gidişten kurtaramayacağımızı görelim.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.