Tahir Elçi cinayeti iddianamesinin ayrıntıları

ORTADOĞU NEWS – Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede,  şüpheli polislerin PKK’da sorumlu düzeyde olan Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır’ı etkisiz hale getirmek için ateş ettikleri belirtildi. Elçi’nin ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin bulunamadığı vurgulanan, iddianamede, maktulün kimin silahından çıkan mermi ile vurulduğunun net olarak tespit edilemeği ifade edildi. İddianamede, olay yerinde şüpheli 3 polis ve 2 PKK mensubunun silah kullandığını belirten savcı, “Şüpheli polisler, PKK’lıları etkisiz hale getirmek için görevlerinin icrası kapsamında silah kullandı.” dedi. 


“POLİSLER BU NETİCEYİ İSTEMİYORDU”

PKK’lıların kaçış güzergâhının, Elçi’nin bulunduğu yön olduğuna dikkat çekilen iddianamede, “Şüpheli poliserin amacı terör örgütü üyelerini etkisiz hale getirmekti.” denildi. İddianamede polislerin mesleki tecrübe ve yetenekleri ile kaçan terör örgütü üyelerini etkisiz hale getirecekleri ve olayda başka bir şahsa zarar vermeyecekleri inanç ve düşüncesiyle hareket ettiklerine vurgu yapıldı. Savcı, polislerin Tahir Elçi’nin ölümü şeklinde gerçekleşen neticeyi istemediklerine de dikkat çekti. 


Mermi çekirdeğinin isabet ettiği anda Tahir Elçi’nin hangi pozisyonda olduğunun net olarak tespit edilemediği belirtilen iddianamede şu görüşe yer verildi, “Mermi çekirdeğinin bulunamaması, vurulma anı ve maktulün bulunduğu pozisyonun görüntüsünün olmaması dikkate alındığında; 2 PKK’lının silahından çıkan kurşunların da maktüle isabet etmiş olabileceğini…” 


İddianamede, olay bütünlüğü içinde silah kullandıkları anlaşılan şüpheli polislerin bilinçli taksir derecesinde sorumluluklarının bulunduğu yönünde kamu davası açılmasına yetecek kadar şüphe oluşturacak delil bulunduğu ifade edildi. Savcı, hakkında yakalama kararı bulunan PKK’lı Uğur Yakışır’ın da olayda olası kastla sorumluluğunun bulunduğuna dikkat çekti. 
İddianamede, bölgedeki çatışmalar nedeniyle 4 kez olay yeri inceleme çalışmasının yarıda kesildiği ifade edildi. İddianamedeki Adli Tıp raporunda ise ateş eden ve ateş edilenin her an hareketli olabileceğinden ölüme neden olan atışın yönünün tespitinin tıbben mümkün olmadığı kaydedildi.


Adli Tıp ve balistik inceleme uzmanlarının hazırladığı raporda ise Elçi’nin ölümüne neden olan atışın hangi silahtan, hangi açıyla, kişinin hangi vücut pozisyonu ile nasıl gerçekleştiğinin fiziken bilinemeyeceği açıklandı. Savcılık olayla ilgili bazı görüntülerin silindiği iddiaları üzerine, tüm görüntüler için de Adli Tıp raporu aldırdı. Raporda, dosya metaverilerinde ve özniteliklerinde manipülasyon düşündürür bir ize rastlanılmadığı belirtildi.

“Aklama operasyonu”

Baro Başkanı Cihan Aydın, iddianamenin kendi içinde tutarsız olduğunu belirterek, “İddianamede hem 3 polis memurunun, hem de örgüt mensubu Uğur Yakışır’ın Tahir Elçi’yi öldürdüğü iddiası var. Bir iddianamede bir ölüm var ve dört kişi aynı kişiyi öldürmekle suçlanıyor. Dolayısıyla iddianame hukuk mantığı açısından yanlış düzenlenmiş. Kesinlikle geri iade edilmesi gerekir.  İddianamede daha çok örgüt mensubu Uğur Yakışır’ın cinayeti işlediği yönünde iddialara yer verilmiş ama buna dair delillerin ortaya konmamış.Hiçbir bilgi, belge, delil olmadan örgüt mensubunun bu cinayetle suçlanması ve asıl fail olarak ortaya konmasını kabul etmiyoruz. Bu göründüğü kadarıyla bir aklama operasyonu. Gerçek failleri gizleme ve aklama iddianamesi olarak görüyoruz. İddianameyi kabul etmiyoruz. Hukuksal mücadelemizi 3,5 yıldır sürdürdüğümüz gibi, aynı kararlılıkla sürdürmeye, gerçek failleri bulmaya odaklanmış bir şekilde sürdüreceğiz.“dedi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.