Kürtçe yayınevleri zorda

ORTADOĞU NEWS- Raporun amacı “Kürt kültürel yayıncılığının durumunu resmetmek ve maruz kaldığı zorlukları göstererek, kamuoyunun ilgisini bu alana çekmek, çözüm önerilerini tartışmak” olarak açıklandı. Rapora göre Kürt yayıncılığının en parlak dönemi, çözüm sürecinin olduğu 2013-2015 yılları arası oldu. Raporda şu görüşlere yer verildi: "Katılımcılar, bu durumu Kürtçenin devlet eliyle “pazar dili” haline getirilmesinin 100 yıllık Cumhuriyet tarihindeki ilk örneği olması sebebiyle oldukça önemli buluyorlar. Yayıncılar bu somut adım haricinde Kürt meselesinin rahatlıkla konuşulmaya başlandığı 2014-15 yıllarında Kürtçe yayıncılığın zirveye çıktığını, yalnız Kürtçe basılan kitaplar açısından değil Kürt meselesi ile alakalı kitapların satışının da bu dönemde Kürt yayıncılık tarihinin en yüksek noktasına ulaştığını ifade ediyorlar. Çünkü Kürtçe eserlerin yanında Kürtlere hitap eden Türkçe kitapların basılmasının Kürtçeye dolaylı yoldan olumlu bir etki yaptığının altını çiziyorlar."

Kürt yayınevlerini Çözüm sürecinin sona ermesi olumsuz etkiledi

Olumlu tablonun çözüm sürecinin sona ererek çatışmaların başlamasıyla son bulduğuna dikkat çekildi. Olağanüstü Hal Sürecinin Kürt yayıncılığını olumsuz etkilediği ifade edilen raporda, “Çözüm Süreci’nin sona erimesinden sonra başlayan çatışmalı sürecin Kürt yayıncılığı üzerinde bir büyük tahribat yarattığı, katılımcıların tamamının mutabık olduğu bir nokta. Kürt yayınevleri çözüm sürecinin bitişiyle beraber Kürtçe kitap satışlarının azalmaya başladığını söylerken, özellikle 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) sürecinin Kürt meselesi ile ilgili kitapların alımını ve dağıtımını engelleyen en önemli etken olduğunun altını çiziyorlar” denildi.

Rapora göre, OHAL süreci okuyuculara Kürtçe veya Kürtlerle ilgili kitapları adreslerine istemekten çekinmelere sebep oldu, veri tabanlarından adres sildirme talepleri oldu, Kürtçe kitap satmaya başlayan kitabevleri zincirleri de geri adım attı, fuarlar Kürtçe yayınevlerine yer vermedi. Raporda yer alan bilgilere göre, 2009 yılından bu yana Kürt yayınevlerinden çıkan en az 116 kitap hakkında yasaklama ve toplatma kararı çıktı. Bunların 12'si Kürtçe, geri kalanı ise Türkçe. Bu kitapların büyük bölümü çözüm sürecinin bozulmasından sonra yasaklanmış.

Kürt yayıncılığının gelişmesi için öneriler

Raporun ‘Sonuç ve Öneriler’ bölümünde ise Kürtçenin resmi olarak kabul edilerek dile anayasal bir statü kazandırılması çağrısı yapıldı.
Önerilerin bazıları şöyle:
"Kürt yayıncılığının gelişmesi için Kürtçe okur-yazarlığının artması gerekiyor. Seçmeli Kürtçe dersler bu noktada işlevsel olabilecekken derslerin seçilmesi; öğretmen atamalarının azlığı, ders seçiminin fiilen zorlaştırılması gibi gerekçelerle zorlaştığından bu mümkün olmuyor.

Başta seçmeli derslerin seçiminin kolaylaştırılması ve teşvik edilmesi olmak üzere ana dilin eğitim sürecinin bir parçası haline getirilmesi Kürt yayıncılığını da geliştirecektir.

Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı açılan Kürtçe seçmeli derslerde okutulacak Kürtçe temel eserlerin bu yayınevlerinden temin edilmesi veya okullardaki müfredatlara önerilmesi hem derslerin yardımcı kaynaklarının artmasına hem de Kürt yayınevlerinin okur kitlesinin genişlemesine katkı sağlayacaktır.

Çeşitli araştırmalar, Kürtlerin önemli bir bölümünün ana dil temelli çok dilli eğitimi istediklerini gösteriyor. Bu hakkın tanınması ve hayata geçirilmesi, okul öncesinden başlayarak Kürtçe kullanımını arttıracak ve bu durum dolaylı olarak yayıncılığı olumlu etkileyecektir.

Kürtçenin önündeki fiili engellemelerin kaldırılması ve keyfi yasaklama, engelleme gibi durumların ayrımcılık yasağı kapsamında değerlendirilmesi Kürtçenin kriminal bir bağlamda ele alınması durumunu değiştirerek yayınevleri lehine olumlu bir hava yaratacaktır.

Kürt yayınevlerinin kitapları kamu binaları olan kültür merkezleri, halk kütüphaneleri, üniversite ve okul kütüphaneleri gibi yerlerde okuyucuyla buluşturulmalı, böylece kamu kaynaklarının daha adil paylaşılması ve Kürtçeye karşı önyargı ile ayrımcı tutumun değişmesi sağlanmalıdır.

Kürt yayınevlerinin çalışmalarını da engelleyen tartışmalı “terör propagandası” yaklaşımının ifade özgürlüğü lehine değişmesi sağlanmalıdır.

Kürtçe başta olmak üzere, Türkçe dışında yayın yapan azınlık dillerinin yayınevlerine teşvikler ve vergi indirimleri gibi destekler sağlanmalıdır.

Kürtçe yayıncılık yapan yayınevlerinin ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasındaki bağın güçlendirilmesi için etkili bir ağ oluşturmalıdır.

Kürt illerindeki yerel yönetimlerin veya belediyelerin kitap fuarlarını her yıl düzenli olarak yapmalı ve bunun için bir bütçe ayırmalıdır. Kendi bünyelerindeki kütüphane ve kültür merkezlerine Kürtçe kitap temininin belli aralıklarla yapmalı ve ilgili yayınevlerinden kitap talep etmelidir.

Kürtçe resmî olarak kabul edilerek dile anayasal bir statü kazandırılmalıdır."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.