Düğmelerin tarih yoculuğu: Cehennemin kapısı, zenginliğin göstergesi

ORTADOĞU NEWS –

Düğmelerin sayısı ve kalitesi tolumsal statüyü belirliyordu, kilise düğmelerin arasından kadın cildinin görünebileceği ve Cehennem’in kapısını açacağını savunmuş, kılıç kuşanan erkeklerin eli takılmasın diye düğmeler sağ tarafa seçilmiş.

Düğmelerin sadece bir ihtiyaç ve Aksesuar olmadığını Hicran Cengiz anlattı.

(Bu söyleşinin okunması yaklaşık 6 dakika sürer)

Toplumsal Cinsiyet ve sınıf göstergesi

Günlük ihtiyaç ya da aksesuar olarak düşündüğümüz düğmeler bizlere birçok dönemin sosyal, ekonomik yapısı başta olmak üzere toplumların sınıflaşma düzeyi ve toplumsal cinsiyete bakış açıları hakkında da bilgiler vermekte.

Cehennemin kapısı, zenginliğin göstergesi

Kadınları çok fazla düğmeye kullanmasını birçok yönüyle döneme ışık tutuyor aslında. Bunlardan biri ekonomik; ne kadar çok düğme kullanıldığı hangi malzemelerden yapıldığı üstünlük göstergesiyken başta bir boyut ise kilisenin de duruma el atmasıydı.

Kadınların elbiselerindeki iliklerden, derilerinin görüneceği düşüncesi ile “Cehennem’in kapısını açan bu iliklerdir” diyen kilise çok düğmeli dar elbiselere karşıydı.

Bu tür elbiseleri giyen kadınların, düğmeleri ilikleyip açmaları zordu. Bu nedenle kadınlar, kanca şeklinde olan düğme ilikleyip açma aletleri kullanırdı. Hatta öyleki belli bir sosyal ve ekonomik koşullara sahip kadınların giyinmesine yardımcı olan hizmetçileri vardı. Dönemin adetlerine göre erkekler kendi başlarına giyinirken kadınları ise hizmetçileri giydiriyordu. Bugün hala mevcut bir giyim tekniği olarak bluz düğmelerinin solda olması, kadınlara elbiselerini giydiren ve çoğu sağ elini kullanan hizmetçilerin işini kolaylaştırıyordu. Bu yüzden karşıdan bakan ve başka bir kadının üstündeki düğmeleri ilikleyen biri için, kadın giysilerinin düğmeleri de sağdadır.

Düğmelerin sağ tarafta seçilmesi sürpriz değil:

Fotoğraf: Murat Bayram

En başta elbette ki sağ el kullananların sayısının fazla olması var. Sağ yönün benimsenmesinde erkeklerin kendi kendilerine giyinmeleri dışında kılıç kuşanmanın yaygın olmasıyla da ilgiliydi. Böylelikle genelde sağ el kullanılarak çekilen kılıç, sol tarafta durduğundan gömleğe takılması olasılığı da azalıyordu.

Fransız Devrim öncesinde düğmelerin üzerinde 'millet, kanun ve kral' yazarken sonrasındaysa 'özgürlük, eşitlik ve kardeşlik' gibi ifadeler yer alıyor.

Fransız aristokrat aileler hizmetçilerine kendi isim ve soyadlarının işlemesi olan düğmeler yaptırırlarmış. Hizmetçilerini alışverişe gönderdiklerinde esnaf onları düğmelerinden tanır ve aldıkları erzakları o ailenin ismine kaydederlermiş. Düğme, o yılların kartvizit görevi görmüş.

Avrupa’da, Rönesans Dönemi’nde; saray mensupları ve zenginler, üzerinde değerli taşlar olan altın veya gümüş düğmeler kullanırdı. İskoç kraliçesi Mary Stuart’ın 1587’de kafası kesilerek idam edilirken giydiği elbisenin düğmeleri altından yapılmıştı ve üzerleri mücevherlerle kaplıydı.

Sadece ekonomik ve sosyal alanda değil hukuk alanında yer etmiş. Düğme koptuğunda bedenle giysi arasındaki mesafe bozulur. Düğmenin koparılması doğrudan bir şiddet isteğinin ifadesi olarak da algılanabilir. Resmi statü sahiplerinin yakasına yapışmak, düğmesini koparmak yasalara konu olmuştur.

Tarihe bu kadar tanıklık bir objenin moda aksesuarı olarak kalamması imkansızdı. Bunu da en güzel örneği de kurucusu Giorgio Gallavotti’nin üstlendiği İtalya Düğme Müzesi. Bir röportajında Giorgio Gallavotti, günümüzü düğmeler üzerinden yorumlamasını istediğimde ise düğmesiz elbiseme bakarak şunları söylüyor : “Artık kadınlar düğme kullanmıyorlar çünkü bağlanmak istemiyorlar.”

Düğmelerin tarih yolculuğu

İlik (düğme deliği) ve düğmenin Hazar Denizi çevresinde yaşayan insanlar tarafından keşfedildiği savunuluyor. Bu buluşun sadece aksesuar değişikliği olmakla kalmayıp kıyafetlerinin içinde daha rahat hareket edebilmenin sonucu olarak Çinlilere olan galibiyetlerinde etkili olduğu da savunuluyor.

Orta Doğu’nun kaliteli düğmeleri

Avrupa tarihçesinde düğmenin tarihçesinde daha çok dikkat çeken dönüm noktaları olmuş. Avrupalılar düğmeyle tanışması Haçlı seferleriyle (1096-1272); Orta Doğu’dan kaliteli düğme üretim tekniklerini öğrenerek Haçlı Seferleri’nden dönen ustalar, Avrupa’da artan düğme ihtiyacının karşılanmasını sağladıkları gibi birçok değişikliğe de sebep oldular.

1200’lerde dönemim Avrupalı kadın ve erkekler kıyafetlerinde dar formlar modaydı. Bahsedilen dar formdaki kıyafetler; özellikle kadın elbiselerinin ön bölümünde birbirine çok yakın 30 adet ve kollarda da 20 adet düğme kullanılmaktaydı.

--

Söyleşi: Murat Bayram

muratbayram@botaninternational.com

Anahtar Kelimeler:
Hicran CengizDüğme
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.