Sezonluk seyyah…

Felat BOZARSLAN- ORTADOĞU NEWS


ORTADOĞU NEWS- Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin, Hazreti Muhammed’i rüyasında gördüğü bir gece ‘Şefaat ya Resulallah’ diyecekken ‘Seyahat ya Resulallah’ dediği rivayet edilir. Yaşamının gidişatı o gecenin sabahında değişir ve 51 yılda yedi iklim, 18 padişahlık gezerek, 10 ciltlik ünlü seyahatnamesini yazar. Pek çok seyyah onun izinden gider, rotasını takip eder ve yazdıklarıyla coğrafyayı karşılaştırır. Evliya Çelebi’nin model olduğu ve yola çıkmakla çıkmamak arasında kalanlara esin kaynaklığı ettiği kişilerden birisi de Selahattin Gündoğdu.


Selahattin Gündoğdu, Devlet Tiyatrosu’nda dramaturg olarak çalışıyor. Bu da tiyatro tekstlerini okuyup değerlendirmesi ve sahnelenecek oyunlara karar vermesi anlamına geliyor. Bu nedenle yaşamının büyük bölümünü okumak işgal ediyor. Ancak bu güzel bir işgal ve salt tekst değil, kitapların büyülü dünyasına açılan kapı onun da gönlünde yeni kapıları aralamış. Kaçınılmaz olarak başka yerleri, başka kültürleri keşfetme arzusu galebe çalınca ‘Bismillah’ deyip kalkmış. Öyle bir kalkış ve öyle bir kararlılık ki onunki tam 15 yılda dört kıta, 40 ülkeyi gezmiş. Yeni dostlar, yol arkadaşları edinmiş; pek çok yerde hatıralar, anılar biriktirmiş. Üstelik bunu her yıl izinli olduğu 45 günlük periyotlarda gerçekleştirmiş. Amerikan bezinden rahat bir pantolon, bir gömlek ve küçük çantası ile.


Çocukluk hayali


“Benim çocukluk hayalimdi seyahat ve kitaplar, küçüklüğümden beri kitapları sevdim. Seyahati sevdim, Allah imkân verdi, uzak kıtalara, biraz da böyle doğası, insanları bozulmamış yerleri, gelenekleri, kültürleri, otantik dünyaları seviyorum.   Bolivya, Vietnam’ı seviyorum mesela, doğası insanı bozmamış yerleri.”


Telefon kullanmıyor


Tek başına çıkıyor gezilerine. Yanına cep telefonu bile almıyor. İnternet ve bilgisayar bulduğu yerlerde sosyal medyadan birkaç paylaşım ile sevenlerine iyi olduğunu bildiriyor.
 “Modern dünyanın temposu ritmi, değerleri, defteri bana kaybettiriyor. Kendimi çok model falan da görmüyorum. Hatta anti model bile olduğumu söyleyebilirim. O yüzden otantik yerleri seviyorum, insanı ve doğası bozulmamış şeyleri seviyorum. Hakikaten başıma facia dediğim hiçbir olay gelmedi. Hep güzel ve iyi insanlarla karşılaştım. Çok şükür epey fotoğraf çektim, onları sosyal medyada paylaşıyorum. Sitem var niye seyahatlerini yazmıyorsun kitaplaştırmıyorsun, maalesef biraz tembelim keşke yazsaydım diyorum. Ama iş işten geçti fakat dostlarımla böyle çok mahrem ortamlarda hatıralarımı paylaşıyorum küçük küçük.”

Güzel anılar biriktiriyor


Seyahatlerinde güzel anılar da biriktiriyor Selahattin Gündoğdu. 


“Bolivya sınırında Salta şehrindeyim. Otele girdim, pasaportu verdim, resepsiyondaki beyefendi aldı açtı sayfayı, selam durdu. Ben şaşırdım, ne yapıyor bu adam diye, pardon ne oldu dedim. Meğerse adamın ataları Osmanlı döneminde zamanında göç etmişler, o dönemi güzel hatırlıyorlar. O ay yıldıza olan saygısını ifade etmek için selam durdu. Çok duygulandım, gözlerim doldu. Başka bir anım Cezayir’in Makra şehrindeyim, otele girdim. Ücrette anlaştık, bin 500 dinar gibiydi. Pasaportu verdim, işlem yaptı, parayı verirken bin lira istedi. Bin 500 demiştiniz, niye bin lira alıyorsunuz dedim. Babaliya hürmetten dedi. Çok duygulandım ya Osmanlı dönemini güzel hatırlamaları beni hakikaten gururlandırdı. Demek orada güzel izlenim bırakmışız. Keza Tunuslular öyle çok seviyorlar güzel hatıralarla yâd ediyorlar.”


Emekliliğini bekliyor


Selahattin Gündoğdu, pek çok kişi inanmasa da 64 yaşında. Önümüzdeki yıl emekli olacak. Artık sezonluk değil, sürekli bir seyyah olmanın hayallerini kuruyor. Dünyanın pek çok yerini dolaşmış, ancak bu yılki gezisini Türkiye’ye ayırmış. Emekli olduğunda ise bir kez daha Bismillah diyecek.


"45 günlük izinde kıtalar arası seyahat bayağı zor, yorucu oluyor. Bolivya’dan Peru, oradan Ekvator, oradan Kolombiya yoruluyorum, hasta oluyorum. Bu yıl sadece Türkiye’de dolaşıyorum. Görmediğim yerler bu sene Kars’ı, Iğdır, Doğubayazıt mesela oraları görmedim. Diyarbakır benim ilk görev yerim zaten, dostlarımı ziyaret etmek için geldim. İnşallah buradan Şanlıurfa Harran’ı görmek istiyorum. Daha önce görmemiştim Urfa’yı gördüm. 5 yıldır Antalya’dayım daha önce 23 yıl Trabzon devlet tiyatrosunda vazife yaptım. 5 yıl öncede Antalya’ya tayin oldum. Bir sene sonra nasipse ölmezsek eğer emekli olacağım. O zaman yeniden Bismillah deyip çıkacağım yola ama bu sefer uzun seyahatler olacak inşallah.”


 “Yola çıkın, ulaşacaksınız"


İmkânı elverenlere öneriyor yola çıkmayı. ‘Bir kez yürümeye başladınız mı gerisi geliyor” diyor. Bunun için kararlı olmak ve ayağa kalkmak gerekiyor. Elbette cesaret.


“Biraz cesaret. Maddi imkân gerekiyor muhakkak ama hakikaten gözlerinde büyütmesinler. Çok böyle aman aman bir fiyat gerekmiyor, para gerekmiyor. Hatta ücretsiz otostop çeken arkadaşlar tanıyorum ben. Ya da arkadaş vasıtasıyla tanışan ve birbirlerinin evinde kalanlar karşılıklı oluyor. Gittiğim yerler çok pahalı değil, yeme içme, ulaşım ve barınak açısından çok ucuz ülkeler. Ama Euro bölgesi hakikaten pahalı, İspanya, İtalya’da, Portekiz’de 40-50 Euro’dan başlıyor oteller. Ama güney Afrika, Güney Amerika ülkeleri olsun Meksika’dan Şili’ye Asya ülkeleri olsun çok ucuz. 5 yıldızlı otel orada da var ama ne gerek var 5 yıldızlı otelde kalmaya. Mütevazı bir temiz pansiyonda sakin kalabilirsin. Bazen otobüste uyuyorsun. Mesela Bolivya da 275 kilometredeki mesafeyi 18 saatte yol alıyorsun. Devamlı böyle eğimli,  18 saatte gidiyorsunuz otobüste uyuyorsunuz. Güzelseniz eğer Allah güzel insanlar karşına çıkarıyor. Bu genel bir kuraldır çok şükür güzel geçiyor. Size de tavsiye ederim inşallah bismillah deyin bir cesaret sahibi olun yola koyulun manevi anlamda ulaşacaksınız.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.