Kılıçdaroğlu: Türkiye freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor

ORTADOĞU NEWS- Türkiye'nin 5 temel sorunu olduğunu, bunların da 4 ayaklı stratejiyle aşılacağını belirten Kılıçdaroğlu, özellikle ekonomi konusunda Hatay Valiliği önünde kendini yakan baba üzerinden hükümeti eleştirdi.

Kongrede bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları ise şöyle:

- Sorunları iyi belirleyeceğiz ki geleceği onun üzerine inşa edebilelim. Türkiye’nin 5 temel sorunu vardır. Önce sorunları dile getireceğiz ardından sorunları dile getireceğiz. Sorunların birincisi demokrasi. Demokrasi dediğimiz olguyu kendi iş dünyamızda da oluşturmalıyız. İkinci temel sorun ise eğitimdir. Bir kuşağı yok ettiğimizin kaç kişi farkında. Bize düşen görev bunları anlatmaktır. Eğer hiçbir anne ve baba okula gönderdiği çocuğunun eğitimden memnun değilse hepimiz bunu dillendirmelidir. Üçüncü sorun dış politika.Dördüncü sorun toplumsal barış. Hiç kimsenin kimliğinden ötürü ötekileştirilmesini istemiyoruz. 

Beşinci büyük sorunumuz ekonomi. Fazla bir şey anlatmak istemiyorum ekonomiyle ilgili. Hepimiz yaşıyoruz. İki gün önce, Hatay'da Valilik binası önünde kendisini yakan vatandaşı gördük. Çaresizliğe, kendisini yakarak, soruna dikkat çekmek isteyen bir insanın yaşadığı drama insan olan hiç kimse kayıtsız kalamaz. Üzen nedir biliyor musunuz? Hala iktidar kanadından olup, bu yakma olayını ucuz siyasi manevra olarak tanımlayan insana üzülüyorum ve bir kadın bunu söyleyen. Evlat nedir, anne-baba nedir biliyor mu acaba? Evlilikteki sorumluluğu biliyor mu acaba? Nasıl oldu da vicdanlarımız bu kadar köreldi? Nasıl oldu da kendisini yakan bir insana karşı bu kadar kayıtsız kalabildik? Nasıl oluyor da insanlığımızı unuttuk? Milli Kurtuluş Savaşı'nı veren bir toplum, nasıl olur da bugün bir akıl dağılması sürecine girer?
- Bu sorunları 4 ayaklı stratejiyle aşacağız: Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. Bu konuda kararlıyız. Kanada'da, AB'de, Güney Kore'de, Japonya'da ne varsa getireceğiz. Üniversitelerde her türlü düşünce özgürce tartışılacak. Her türlü düşüncenin özgürce tartışmak zorundayız. Büyümek, gelişmek istiyorsanız demokrasinizi geliştireceksiniz. Demokratik parlamenter sistemi yeniden inşa edeceğiz. Darbe hukukundan arınmış bir sistemden bahsediyorum.

- İkinci ayak: Üreten Türkiye. Türkiye fabrikada, tarlada, üniversitelerde, her alanda üretim yapmalıyız. Üretimi her alanda yapmak zorundayız. Üreticinin önündeki bütün engelleri kaldırmak zorundayız. Ürettiği zaman alınterinin değerini bilecektir, saygınlık kazanacaktır. Biz dışarıdan mercimek ithal ediyorsak hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ne gerekçeyle ithal ediyoruz? Bu iradeyi inşallah beraber inşa edeceğiz.

Güçlü bir sosyal devlet olmalı

- Üçüncü ayak: Güçlü bir sosyal devlet. Hiç kimsenin aç ve açıkta kalmadığı güçlü bir sosyal devleti inşa etmek zorundayız. Aile sigortasını toplumun gündemine getiren ilk partiyiz. Aile sigortasını yeteri kadar büyük kitlelere aktarmayan partiyiz, yeteri kadar anlatamadık. Güçlü sosyal devlette hedef, kişinin doğumundan ölümüne kadar asla açlığın ve yoksulluğun olmadığı bir toplumu inşa etmek. Herkesin karnı doyacak, herkesin işi gücü olacak. İşi gücü yoksa sosyal devlet yardım edecek. Ama sosyal devlet yardım ederken onun yoksulluğunu afişe etmeyecek. Güçlü bir sosyal devleti yeniden inşa etmek zorundayız, bütün kurum ve kurallarıyla.

- Dördüncü ayak: Sürdürülebilirlik. Bütün bu çabaları sürdürülebilir kılmanız lazım, eğer sürdürülebilir kılmazsanız, bir süre sonra devletin içten içe çürüdüğünü görürsünüz. Yaptığınız devrimlerin, çabaların bir süre sonra eskidiğini ve çürüdüğünü görürsünüz. Bunu önlemenin yolu devlette liyakat sistemini egemen kılmaktır.

-Liyakat sisteminin egemen kılınması gerekiyor. Devlet ayrıdır, siyasi kurum ayrıdır. Siyasi partilerle devletin yapılanması arasında çok farklıdır. Bakan olmanız için iyi hâl kâğıdı ve ilkokul diploması. Devleti ayakta tutan liyakattır. Yoksa devlet içten içe çökmeye başlar. Biz neden adalet, hak, hukuk diyoruz, temel neden bu. Türkiye'nin temel sorunlarını belirleyen ve çözüm üreten tek parti CHP. Lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini biliyoruz. Önümüzdeki süreç sadece bizim için değil Türkiye için önemlidir. Kimse yarın sabah ne olacağını bilmiyor. Geleceğe yönelik doğru dürüst bir hesap milletin önüne konulmuş değil. Bütün bunları yeniden değerlendirmek zorundayız. Bize oy versin vermesin, herkese ulaşmak zorundayız. Millet İttifakı aslında demokrasi ittifakıdır. Toplum ikiye bölünmüş durumda. Demokrasiden yana olanların ortak davranması gerekiyor.

Adalet yürüyüşünün karşılığını aldık

- Dış politikada cumhuriyetin kuruluşunda öngörülen bakış egemen olmalı. Hiçbir egemen güç ateşi elleriyle tutmak istemez, maşa tutarlar. 'Suriye'ye gir' derler. Aklı olan, dünyayı iyi okuyan, geleceği iyi okuyan birisi zaten egemen güçlerin taşeronluğunu yapmaz. Hepimize düşen görevler var. Eleştirmekten korkan insanlar var.
- Bir fedakârlık gerekiyorsa o ilk CHP'lilere düşer. Adalet Yürüyüşü'nün her kesimden karşılığını aldık. Hedef cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak. En çok tartışılan İBB seçimleri oldu. Bütün dünyaya 'Dikta yönetimine rağmen bu ülkenin insanları diktatörü sandıkta yendi' mesajını verdik.  Dünya siyaset tarihine bıraktığımız en önemli miras budur. Sandığa gittik ve demokrasiyi kurtardık.

Türkiye freni patlamış kamyon gibi

- Türkiye şu an freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor. Kimse yarın sabah ne olacağını bilmiyor. Nasıl bir trajedi ile karşılaşacağımızı kimse bilmiyor. Yılların Devlet Planlama Teşkilatı dahi kapandı. Bize oy versin veya vermesin herkese ulaşmak zorundayız. Toplum arasında ayrıştırma, bölme gibi bir lüksümüz yok. Millet ittifakı aslında bir demokrasi ittifakıdır. Toplum ikiye bölünmüş durumda. Demokrasiden yana olanlar, tek adam rejiminden yana olanlar. 

Anahtar Kelimeler:
Kemal KılıçdaroğluCHP
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.