Sur mağduru Eylem’in ekmek savaşı

HABER: FELAT BOZARSLAN

ORTADOĞU NEWS – Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2015 yılında başlayan olaylar nedeniyle çok sayıda aile Bağlar ve Yenişehir gibi ilçelere göç etmek zorunda kaldı. Evlerini ve işyerlerini terk ederek yollara düşenlerden biri de 18 yaşındaki Eylem Özdal ve ailesi oldu. Sur’dan göç ettikten sonra Yenişehir ilçesine bağlı Dokuzçeltik Köyü’ne yerleşen Eylem ve ailesi yeni bir yaşam savaşının tam ortasında buldu kendilerini. İşsizliğin had safhada olduğu kentte zaten zor şartlar altında yaşayan Özdal ailesinin fertleri uzun süre iş bulamadı.

18 yaşında tarla ekiyor, sebze satıyor

Bir süre sonra Dokuzçeltik Köyü’nde bulunan bir araziyi kiralayan Özdal ailesi, burada sebze ekmeye başladı. Tarım alanlarının küçüldüğü ve binaların çoğaldığı bir bölgede, neredeyse şehrin içinde kalan tarlanın tüm sorumluluğu da 18 yaşındaki Eylem Özdal’a verildi. Ailesini geçindirmek zorunda olan Eylem, yüksek konutların ve lüks sitelerin arasında kalan tarlasında gece gündüz çalışarak domates, salatalık, patlıcan, biber, kabak, bamya, kavun ve karpuz yetiştirmeye başladı. Karşılaştığı olumsuzluklara rağmen tarlasında sebze ve meyve yetiştiren Eylem Özdal, sabahın ilk ışıkları ile tarlasına gidiyor. Tarladaki ilk işi ise ektiği sebzeleri sulamak oluyor. Günün belli bir kısmında yetişmiş sebzeleri toplayan Eylem, bunları çevresindeki lüks sitelerde oturan vatandaşlara satıyor.  

Müşterileri sebzeleri tarladan topluyor

Genç yaşına rağmen büyük bir sorumluluğun altına giren Eylem Özdal, sempatik tavırları ve müşterilerine yaklaşımı ile herkesin takdirini topluyor. Alışveriş yapmak için gelen müşteriler isterse tarlaya girip istedikleri sebzeleri dalından koparıp alıyor. Diğer müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak da yine Eylem’e kalıyor. Kovasını alarak tarlanın içine giren Eylem, müşterilerinin istediği sebzeleri toplayıp, tartarak satıyor. Sabah çok erken uyandığını söyleyen Eylem Özdal, kahvaltısını yapıp doğruca tarlaya giriyor. Sabahtan akşama kadar tarlada çalışan Eylem’in kuzenleri de yanında çalışmaya başlamış. Kuzenleri ile birlikte tarlayı eken, biçen ve ürünlerini pazarlayan Eylem, akşam da geç saatte evine dönebiliyor.

“Verim çok kötü”

O kadar çalışmalarına rağmen iyi kazanamadıklarını söyleyen Eylem Özdal, “Sabah erkenden 06.30 - 07.00’de kalkıyorum. Kahvaltımızı yapıp buraya geliyoruz, direkt tarlanın içerisine geçiyoruz. Sabah akşama kadar böyle çalışıyoruz. Ama çalışmamız da bom boş, bunun da altını çizmek isterim bom boş. Verdiğim emeğin karşılığını alamıyorum. Özellikle bu sene verim çok kötü. Salatalık 5 kuruşa gitmiyor zaten.”

Asıl korku tarlanın elinden gitmesi

Sebzedeki verimin kötü olmasına rağmen Eylem, heyecanla işini yapmaya devam ediyor. O’nun asıl korkusu ise kiraladıkları arazinin ellerinden alınması. Çünkü bölgede hızla inşaatlar yapılıyor ve yeni siteler kuruluyor. Eylem Özdal, tek korkularının da ekmek kapıları olan bu araziye de bina dikilmesi olduğunu söylüyor.

“Tek istediğimiz şey  tarlaların elimizden alınmaması. Tarlalar zaten bizim değil, keşke bizim olsaydı. Yine de kiralıyoruz, ilerleyen zamanlarda elimizden alıyorlar. Çünkü ilerleyen zamanlarda gördüğünüz gibi bina dikiyorlar. Binalar çoğalınca tarlalarda gidiyor elimizden, biz de boşta kalıyoruz. Hiçbir iş yapamıyoruz.”

Anahtar Kelimeler:
DiyarbakırSurMağdur
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.